KUPON

 

KUPON

 

TREATMAN 1

Kahramanımız odasında yalnız uyumaktadır. Saat 03:00 civarıdır. Yanı başında bir adam belirir.  Adam siyah kapüşonlu bir mont giymiştir. Siyah bir kumaş pantolon ve içinde siyah bir kazak vardır.

Yatakta uyuyan adamın kulağına bir cümle fısıldar.

Uyuyan kahramanımız uyanırken siyahlar giymiş adam da o anda yok olur. Böylece kahramanımız rüya gördüğünü düşünür.

İşsiz olduğunu elleri cepte gün içinde orada burada gezmesinden anlarız.

Gün sonunda sokakta yerde bir sayısal loto kuponu bulur ve tam o anda gördüğü rüyası aklına gelir. Cebindeki son on lira ile iki kolon sayısal loto oynarken görürüz. O gün çekiliş günüdür. Akşam televizyonda sayısal lotonun çekilişini görür ve büyük ikramiyeyi kazanır. Sevinç içindedir. Geceyi zor geçirir.

Ertesi gün bu defa evinin yakınlarındaki bir ganyan bayiine gider ve insanları izlemeye koyulur. İnsanlara daha bir değişik bakmaktadır. Zengin olmanın verdiği rahatlıkla kaybeden insanlar dikkatini çeker. Ganyan bayiindeki adamın biri oradaki televizyondan yarışı izlemekte ve bağırmaktadır. Tuttuğu at gelmeyince sinirle yırtar ve yere atar kuponu.

O kaybeden adamın önünde onun kuponunu alır bakar inceler ve kendisine bir kupon yapar. Bir sonraki yarış için o kuponu oynar ve kazanır. Artık tılsımın ne olduğunu anlamıştır. Tılsım kaybeden kuponlar onun kazanacağı kuponlardır.

Ertesi gün daha büyük bir bayiinin önündedir ve kalabalık insanların arasında at yarışı oynayanları izlemektedir. Aklı kazandığı ikramiyelerdedir. Kendisine bir ev aldıktan sonra ömür boyu yetecek kadar parası vardır. Bunu bir bankacının açtığı telefondan yatırımını nasıl değerlendireceğinden söz ettiği zaman anlarız.

Bir sonraki gün yine aynı ganyan bayiinde bir adam ağlayarak kuponu buruşturmuş ve yıkık bir şekilde dışarı çıkar. Çıktığı zaman arkasında siyah montlu siyah kazaklı adamı görürüz.

Kahramanımız adamın o haline görünce yüzünde sadist bir gülümseme vahşi mutluluk belirir. (Bu an kırılma anıdır) O kuponu alıp oynamayı şiddetle ister. Ancak adamın sözü aklına gelir.

Kısa bir bocalama anından sonra kuponu yerden alır ve inceleyip yeni bir kupon hazırlar ve bir sonraki yarışa bütün parasını koyar. Bunu telefonla bankacıyı arayarak yapar. Bankacı çalışan adamın bütün parasını bayiye göndermiştir.

Koşu bittiğinde kahramanımız kaybetmiştir. Çılgına döner. Korkunç bir halde yere yığılır kalır. O gözümüzde küçülürken yeni bir kahramanımız olduğunu görürüz.

Aynı anda dışarıda ise siyah giyen adam ile biraz önce kazandığı halde kuponunu attığı için ağlayan adamı görürüz.

Flashback, bir saat öncesine gideriz. Siyahlı adam kuponu yere atan adama, “Durman gereken yeri bileceksen kazanma sırası sende. Yanlış yaparsan kazandığın her şeyi geri alırım,” demektedir.

Adam da, “Ne yapmamı istiyorsun,” der.

Siyahlı adam, “Elindeki kuponu onun önünde yırt at. Bir saat sonra onun kaybedeceği kuponu sen oynayıp kazanacaksın.”

Adam içeri girer ve yere eğilip kahramanımızın kaybetmiş olduğu ve buruşturarak attığı kuponu elini alıp açar. Yüzünde bir gülümseme vardır.

 

Levent Aslan 31 10 2017